REKLAM ALANI
REKLAM ALANI

Site Rengi

KaHKaHaM.Com – Sohbet

İstiklal marşı kabul edilişinin 100. yılı

İstiklal marşı kabul edilişinin 100. yılı
REKLAM ALANI

İSTİKLAL MARŞI NASIL YAZILDI?

Ülkelerin yaşadıklarını en iyi şekilde anlatabilmek için milli marşları bulunmaktadır. Bütün uluslar devlet halini aldıklarında muhakkak yaşadıklarını sembolize eden marşları bulunmaktadır. Resmi günlerde ve kutlamalarda milli marşlar okunarak ulusun tarihi hatırlanır. Türkiye Cumhuriyeti içinde milli marş olarak Mehmet Akif ERSOY un yazdığı istiklal marşı kabul edilmiş ve 100. yılına gelmiştir.

Ülkemiz için istiklal mücadelesi verilmesinden sonra yorgun ve çaresiz durumlara düşen ülkemiz, bağımsızlığını ilan etmesine rağmen yaşadıkları unutulmayacak derece de acılar yaşamıştır. Eski bir tabirler 7 düvele meydan okuyup, cephelerde savaşlar verilip insanlar yaşamlarını kaybetmiştir.

İstiklal Marşının ortaya çıkması ise Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen yarışma ile olmuştur. Yarışmanın ilan edilmesi ile beraber 724 şair milli marşı kaleme almak için yarışmaya katıldı. Milli değerleri en güzel anlatan ise Mehmet Akif Ersoy’un yazdığı milli marş seçilmiş, konulan ödülü kabul edemeyeceğini belirtip okula bağışlanması karşılığında yazacağınıda belirtmiştir.

Türklerin tarih boyunca ve savaş dönemlerinde yaşadıklarını düşünerek içinden geçenleri en güzel şekilde kaleme aldı. Yazdıkları ile birlikte Türk ulusunu en güzel şekilde tarif ederek yarışmada büyük beğeni almıştır.

12 Mart 1921 Tarihinde TBMM toplanarak 724 eser arasında Mehmet Akif Ersoy’un eseri okununca milletvekilleri ayakta alkışlayarak kabul etmişlerdir. Şiir mecliste 3 defa duvarlarda yankılanarak Türk milletinin göğsünü kabartmıştır. Şiir Türkiye Cumhuriyetinin İstiklal Marşı olarak kabul edildi.

Mehmet Akif Ersoy’un kabri nerede?

Edirnekapı şehitliğinde bulunmaktadır. Ziyaret etmek için metrobüs ile edirnekapı durağında inilip yukarı çıkılınca sol taraftaki şehitliğe girişte hemen karşımıza çıkmaktadır.

mehmet akif ersoy kabri

İSTİKLAL MARŞI

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım çehreni ey nazlı hilâl!
Kahraman ırkıma bir gül… ne bu şiddet bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl,
Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl.

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim; bendimi çiğner, aşarım;
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garb’ın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar;
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir îmânı boğar,
“Medeniyet!” dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın;
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın…
Kim bilir, belki yarın… belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri “toprak!” diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehîd oğlusun, incitme, yazıktır atanı;
Verme, dünyâları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?
Şühedâ fışkıracak, toprağı sıksan şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.
Ruhumun senden, İlâhî, şudur ancak emeli:

Değmesin ma’bedimin göğsüne nâ-mahrem eli!
Bu ezanlar-ki şehâdetleri dînin temeliEbedî yurdumun üstünde benim inlemeli
O zaman vecd ile bin secde eder –varsa- taşım;
Her cerîhamdan, İlâhî, boşanıp kanlı yaşım,

Fışkırır rûh-i mücerred gibi yerden na’şım;
O zaman yükselerek Arş’a değer, belki başım.
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl;
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.

Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl:
Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklâl!

REKLAM ALANI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ